Temajet © 2021. Tüm hakları saklıdır.

Acibadem Haber

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. TTB Aile Hekimliği Kolu 2027-2028 dönemi sözleşme taleplerini açıkladı

TTB Aile Hekimliği Kolu 2027-2028 dönemi sözleşme taleplerini açıkladı

admin admin - - 18 dk okuma süresi
8 0

TTB Aile Hekimliği Kolu 2027-2028 dönemi sözleşme taleplerini açıkladı

Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu, “Güçlü Birinci Basamak, Güvenceli Çalışma” başlığıyla 2027-2028 dönemi sözleşme taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Talepler, 30 Ekim 2026’da çevrimiçi düzenlenen basın toplantısında duyuruldu

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu (AHEK), aile hekimliği sistemine ilişkin 2027-2028 dönemi sözleşme taleplerini açıkladı. 30 Ekim 2026 tarihinde çevrimiçi gerçekleştirilen basın toplantısında, yeni dönem için hazırlanan talepler kamuoyuna duyuruldu. Basın toplantısında AHEK Yürütme Kurulu üyelerinin yanı sıra TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Ayşe Gültekingil ile Merkez Konseyi üyeleri Dr. Ayşegül Ateş Tarla ve Dr. Mehmet Şerif Demir katıldı.

Toplantının açış konuşmasını yapan AHEK Başkanı Dr. Sibel Uyan; TTB AHEK’in sözleşme taleplerini önce sahada aile hekimleri ile görüşerek, ardından genişletilmiş kol toplantısında değerlendirerek oluşturduğunu ve demokratik bir işleyiş doğrultusunda kamuoyu ile paylaştığını aktardı. Aynı demokratik işleyişin sözleşme sürecinde de yürütülmesi ve çift taraflı bir işleyiş olması gerektiğinin altını çizen Uyan, “Sağlık Bakanlığı’nın tek taraflı sözleşme dayatmasına itiraz ediyor; birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerine uygun çalışma koşulları ve emeğimizin karşılığı için taleplerimizi açıklıyoruz” dedi.

Dr. Ayşe Gültekingil; güvencesiz çalışmadan sözleşme fesihlerine, ücret ve vergi kesintilerinden “Eziyet Yönetmeliği”ne, fiziksel altyapı eksikliklerinden artan iş yükü ve şiddete, birinci basamak sağlık hizmetlerindeki maddi, hukuki ve yapısal sorunlara dikkat çekti. Sağlığın ticarileştirilmesi süreci ile koruyucu sağlık hizmetlerinin arka plana atılmasının toplum sağlığında uzun erimli ve derin sorunlar yarattığını kaydeden Gültekingil, “Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sorunları sadece mesleğimizin değil, tüm toplumun sorunudur” dedi.

Dr. Ayşegül Ateş Tarla; birinci basamak sağlık hizmetlerindeki güvencesiz çalışma dayatması, fiziki koşulların yetersizliği, mesleki bağımsızlığın yok edilmesi gibi uygulamalara karşı mücadelenin önemine dikkat çekti. Ateş Tarla, “Biz, asla tek başımıza değiliz. Meslektaşlarımız ve sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikteyiz. Sözleşme taleplerimizi, haksız uygulamalara karşı yeni dönem mücadelemizin bir başlangıcı olarak görüyoruz” dedi.

Dr. Mehmet Şerif Demir; hem hekimlerin ve sağlık emekçilerinin hakları hem de toplumun sağlık hakkı için sadece sözleşmelere imza atarken değil, sözleşmelere konu olan sağlık hizmeti planlanırken de masada olmak istediklerini belirtti. Mevcut sağlık sisteminde sorunların çözüm bulmadığını, aksine daha da derinleştiğini kaydeden Demir; Şubat 2023 depremlerinin üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine karşın bölgede halen konteynırlarda sağlık hizmeti verilmesini örnek gösterdi.

TTB AHEK Sekreteri Dr. Bulut Ezer tarafından okunan açıklamanın tamamı şöyle:

Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu 2027-2028 Sözleşme Dönemi Talepleri

Birinci Basamak Sağlık Hizmeti Nasıl Sunulmalı, Kim Tarafından Finanse Edilmeli, Kimleri Kapsamalı?

  1. Birinci basamak sağlık hizmetleri, koruyucu sağlığın temel alındığı, toplumun tümüne, ihtiyacı kadarıyla, şartlara göre bölge ve nüfus tabanlı, eşit, ulaşılabilir, tamamen ücretsiz, yeterli ve nitelikli insan gücüyle, birinci ve ikinci basamak kurumlarıyla karşılıklı iş birliği içinde bütünlüklü olarak verilmeli ve genel bütçeden finanse edilmelidir.
  2. Topluma yönelik birinci basamak koruyucu sağlık hizmetleri yeterli ve etkili bir şekilde sunulmalıdır. Bu amaçla bulaşıcı hastalıklar, salgın kontrolü, filyasyon, adli tıbbi hizmetler, ölüm kayıt hizmetleri, çevre sağlığı hizmetleri, evde sağlık hizmetleri, psikososyal destek hizmetleri, ağız ve diş sağlığı hizmetleri gibi birimlerin kadroları güçlendirilmeli; bu birimde çalışanların özlük ve maddi hakları yeterli düzeye kavuşturulmalıdır.
  3. Aile hekimleri, tanımlanmış görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde kendi aile sağlığı merkezi (ASM) çalışma programlarını çalışma arkadaşlarıyla birlikte yapabilmelidir. Bunun için günlük çalışma saatleri içerisinde ve yeterli bir sürede salgın kontrol hizmetleri, bebek, çocuk, gebe aşı ve izlemleri, kronik hasta takipleri, değerlendirme ve eğitim gibi koruyucu sağlık hizmetlerini etkin, kesintisiz, nitelikli olarak yapabileceği, poliklinik başvuru saatlerini planlayabileceği bir hizmet sunumuna olanak sağlanmalıdır.
  4. Birinci basamak sağlık hizmetleri, mevcut sistemin devam edeceği süre için, misafir nüfusa çalışanların emeğinin karşılığı verilmek koşuluyla sunulmalıdır. Çeşitli nedenlerden dolayı aile hekimlerine kayıtlı olamayan kişilere (sığınmacı, mülteci, mevsimlik işçi vs.) ayrı kurum ve birimlerde hizmet verilmelidir.
  5. Cezaevleri, kreşler, bakımevleri ve askeri birlikler gibi özel hizmet gerektiren gruplara sunulacak birinci basamak sağlık hizmetleri, aile hekimliği yerine ihtiyaca uygun düzenlenmiş kurum hekimlikleri tarafından verilmelidir.

Aile Hekimliği Hizmetleri ve Uygulamaları Nasıl Olmalıdır?

  1. İlçe sağlık müdürlükleri ve e-devlet üzerinden yapılacak hasta atamaları sona erdirilmelidir. Aile hekimliği birimlerinde, kayıtlı nüfusa ulaşmada, iletişim kurmada yaşanan sorunlar nedeniyle kayıt işlemleri aile hekimliği biriminin onayı ile yapılmalıdır.
  2. Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimliği sisteminde yapmak istediği değişikliklerin öncesinde; çalışanlardan, TTB ve tüm ilgili emek-meslek örgütlerinden görüş ve öneriler alınmalıdır.
  3. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (AHBS) şirketlerinin veri güvenliğini sağlayacak donanıma sahip olmaları ve düzenli hizmet vermeleri sağlanmalıdır. Son yıllarda yaşanan, kişilere ait özel sağlık bilgilerinin çalınması ve satılmasının önüne geçilmelidir. AHBS yazılım programı tüm birinci basamak sağlık hizmetlerinde ücretsiz, destek hizmeti yeterli bir şekilde sunulmalı, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleriyle tam olarak bütünleşme sağlanmalıdır.
  4. Adli ve defin raporları, bilgi, beceri ve deneyimi olan mümkünse adli tıp uzmanı hekimlerin görev aldığı kurumlarca (Adli Tıp Kurumu, yerel yönetimler vs.) verilmeli, bunun için gerekli yasal ve idari düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
  5. Tüm kanser taramaları, toplum sağlığına sağladığı fayda, bilimsel geçerlilik ve güncel bilimsel kanıtlar göz önünde bulundurularak tekrar gözden geçirilmelidir. Tanılı, takipli kanser hastaları tarama kapsamından çıkarılmalı, taramayı kabul etmeyenler için izlem formunda ret seçeneği yer almalıdır.
  6. TTB’nin ve ilgili emek-meslek örgütlerinin aile hekimlerinin denetim kriterlerinin belirlenmesinde görüş ve önerileri dikkate alınmalı, denetim mekanizmalarında yer alması sağlanmalıdır. Denetleme ekiplerinde aile hekimliği çalışanlarının yer almasına özen gösterilmelidir. Adli bir olayın aydınlatılması amacıyla yargı makamları dışında kamera kayıtlarının istenmesi kişisel mahremiyet ve kişilik haklarının ihlali anlamına geleciğini hatırlatmak isteriz. ASM içinde yer alan kamera kayıtlarının denetim amacıyla idare tarafından istenmesi kabul edilemez.
  7. Koruyucu sağlık hizmetlerinin sunulmasına engel olan, tereddüde veya karşıtlığa bağlı aşı reddinin önüne geçmek amacıyla, başta çocuklara yapılan temel ulusal aşıların zorunlu olmasını içeren bir yasa çıkarılmalıdır. Ayrıca koruyucu hizmetlerinden olan aşılama, tarama, izlem yapılmasında yaşanan zorluklar karşısında sağlık çalışanları yalnız bırakılmamalı, aşı retlerinden dolayı maaş kesintisi olmamalı, bu hizmeti alanlara da yasal sorumluluk verilmeli ve buna ait yasal mevzuat hazırlanıp yaşama geçirilmelidir. Aşı ve aile planlaması malzemeleri zamanında tam olarak sağlanmalıdır.
  8. Hastalık Yönetim Platformu (HYP), kronik hastalıkların tedavi ve izlemlerindeki yetersizlikleri gidermek amacıyla oluşturulmuş ancak aile hekimine kayıtlı nüfusun büyüklüğü ve birinci basamağın iş yükü yeterince gözetilmeden uygulanması nedeniyle zamanla istatistiki veri üretmeye ağırlık veren bir yapıya dönüşmüştür. Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetleri ile kronik hastalıkların erken tanı, tedavi ve izlemi birbirini tamamlayan ve eş güdümlü hizmetler olarak yürütülmelidir. HYP, çalışanların ve TTB’nin ilgili birimlerinin görüşleri alınarak ülke koşullarına ve birinci basamağın gereksinimlerine uygun şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Hizmet Nerelerde Sunulmalıdır? Hizmet Binaları ve Donanımını, Temel İhtiyaçlarını Kim Karşılamalıdır?

  1. ASM binalarının yetersizliği ve bulundukları yerlerin uygunsuzluğu pandemi ve deprem dönemlerinde daha çok anlaşılır hale gelmiştir. ASM’lerin standart projeler dâhilinde, A sınıfı statüsünde kamu binalarında hizmet vermesi, kira-kiracı ilişkisinin ortadan kaldırılması, bu sağlanana kadar özelden kiralanan binaların sözleşmelerinin sağlık müdürlükleri tarafından yapılması, ortak kullanılacak demirbaş ve tıbbı malzemelerin müdürlükler tarafından temin edilmesi ve yenilenmesi, binaların her türlü bakım-onarım ihtiyacının zamanında ve tam olarak karşılanmalıdır. Şubat 2023 depremlerinden etkilenen ve/veya deprem riski yüksek illerde sağlık çalışanlarının barınmasını sağlayacak kamu lojmanları yapılmalı, depreme karşı bina güvenliğinde eksikler tespit edilmiş/edilecek olan deprem riskli ASM binaları güçlendirilmeli, güçlendirilemiyorsa acilen güvenli yerlere taşınmalıdır.
  2. Sağlık hizmetinin sürekliliğinin sağlanması ve niteliğinin artırılabilmesi için, mobil hizmetlere ulaşım, sağlık hizmeti verilecek mekân, yardımcı sağlık meslek çalışanının donanım ve benzeri ihtiyaçları, hekimlerin aldıkları ücretlerde kısıtlama yapılmaksızın Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmalıdır.

Sağlık Çalışanlarının Hak Talepleri Nedir?

  1. ASM’lerde çalışan hekimlere her altı ayda bir sendikalar tarafından belirlenen yoksulluk sınırının en az iki katı, emekliliğe yansıyan net temel ücret ödenmelidir. Adaletsiz vergi uygulamasına karşılık %35 vergi kesintisinden vazgeçilmeli, her ay sabit kalmak koşuluyla en fazla %15 vergi kesintisi yapılmalıdır.
  2. ASM’lerde çalışan hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına kamu görevlisi statüsünde, toplu sözleşme ve grev hakkı içeren güvenli/güvenceli iş, gelir ve çalışma ortamı sağlanmalıdır.
  3. Aile sağlığı birimlerinin bir kısmında aile hekimleri tek başına çalıştığında başta aşılama, izlem ve salgın kontrol hizmetleri olmak üzere hizmetin bütününde aksamalar yaşanmaktadır. Aile hekimlerinin tümünün ASM çalışanları(hemşire, güvenlik görevlisi, bilgi işlemci vs.) ile birlikte bu hizmeti vermesi sağlanmalı, çalışanların temel hakları karşılanmalıdır.
  4. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumunda çalışanlar arasında dayanışmayı kıran, çalışma barışını ortadan kaldıran, rekabeti dayatan negatif ya da pozitif performans uygulamaları tamamen kaldırılmalıdır.
  5. Haftalık çalışma süresi en fazla 40 saat olmalıdır. Bu süreyi aşacak şekilde yeni düzenlemelerden kaçınılmalı, esnek çalışma dayatmalarından vazgeçilmelidir.
  6. Aile hekimine kayıtlı nüfus, ücretlerde düşüşe yol açmadan azaltılarak en fazla 2.000 kişiye düşürülmeli, koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla zaman ayırma olanakları yaratılmalıdır. İl dışı ve yurtdışı göç etmiş hastaların nüfustan silinmesi kolaylaştırılmalı, il içi uygunsuz nüfus kaydırmalar yapılmamalıdır.
  7. ASM çalışanlarının çalışma hakkı ve sendikal görevler gibi ücretli izin hakları hiçbir koşulda kısıtlanmamalı, vekâlet sistemi kaldırılmalıdır. Yıllık izinler 657 sayılı yasada da yer aldığı gibi ertesi yıla devredilmeli, sözleşme feshine neden olacak istirahat izin sürelerini kısıtlayan düzenlemeler kaldırılmalı, eğitim amaçlı ve idari izinler dahil kazanılmış evrensel haklar tam olarak uygulanmalı, ücret kesintisi yapılmamalıdır. Hastalık izin hakkı ve ücretli izin hakkı verilmelidir.
  8. ASM çalışanlarına (yasalarda tarif edilmiş olağanüstü durumlar hariç) kendisine bağlı nüfusa birinci basamak sağlık hizmet sunumunu içeren görev ve sorumluluklar dışında, nöbet ve rapor düzenlemeleri, özellikli izlem ve benzeri ek görev ve sorumluklar verilmemelidir. Ayrıca birinci basamak sağlık hizmetlerinin görev ve sorumluluk alanına giren her türlü rapor düzenlemeleri için TTB ve diğer sağlık emek-meslek örgütlerinin, çalışanlarının görüş ve önerileri karar alma sürecine katılımları sağlanmalıdır.
  9. Bebek-çocuk aşıları ile bebek-çocuk ve okul izlemleri, gebe ve 15-49 izlemlerinin tam yapılabilmesi; toplum tabanlı kanser taramaları, gerekli eğitim ve bilgilendirmelere yeterli zaman ayrılabilmesi için birim başına ek hemşire kadrosu sağlanmalıdır. Aşıların soğuk zincir kontrollerinde çalışma saatleri dışında ASM sağlık çalışanlarının görev ve sorumluluğu olmamalı, herhangi hak kaybına uğratılmamalıdır.
  10. Sağlık Bakanlığı, salgın gibi olağandışı dönemlerde yeterli düzeyde ve uygun standartlarda kişisel koruyucu ekipmanları koşulsuz ve zamanında sağlık çalışanlarına temin etmelidir.
  11. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet oluşturacak, hekim-hasta ilişkilerini olumsuz etkileyecek ortamların oluşmaması için aile hekimlerinin mevzuatta tanımlanan “hastayı reddetme” ve “tedaviyi bitirmeden bırakma” haklarını kullanabilmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  12. Hekimlik mesleğinin riskli meslek grubu içinde değerlendirilerek, mesleki yıpranma ve görev tazminatının ödenmesi için yapılan yasal düzenlemelerin yetersiz olduğu açıktır. Bunun için geriye dönük olanlar da dâhil olmak üzere hak kayıplarını giderecek yasal düzenleme yapılmalıdır.
  13. Kıdem tazminatı özelden aile hekimliğine geçen meslektaşlarımızı ve ASM çalışanlarını kapsayacak biçimde hayata geçirilmelidir.
  14. Emekli hekim aylıklarının artan hayat pahalılığı karşısında yeteriz kalmasına karşı, emeklilik sonrası çalışsın veya çalışmasın, sigorta ayrımı olmaksızın tüm emekli hekimlerin gelirleri insanca yaşayabilecek bir düzeye getirilmelidir.
  15. Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarına karşı Sağlık Bakanlığı tarafından ASM’ler düzeyinde önleyici, caydırıcı tedbirler alınmalı, her ASM’ye kadrolu güvenlik personeli istihdam edilmelidir.
  16. Sendikal hakların uygulanmasında kısıtlamalar kaldırılmalı, sendikal iş bırakmalarda AYM kararları yerine getirilmeli, soruşturma ve ücret kesintilerinden vazgeçilmelidir.

Mesleki ve Hizmet İçi Eğitim Nasıl Olmalıdır?

  1. Mesleki eğitimlerin planlamasında, programının oluşturulmasında, uygulamasında TTB’ye görev ve sorumluk verilmeli, bununla ilgili yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
  2. Aile hekimliği uzmanlık eğitimi planlanırken hekimlerin birinci basamak sağlık hizmetinde geçirmiş olduğu süre ve deneyimler dikkate alınmalı, TTB’nin bu alandaki birikim ve deneyimlerinden faydalanılmalıdır. Sözleşmeli Aile Hekimliği Uzmanlık Eğitimi (SAHU) rotasyonuna giden hekime kayıtlı olan kişilerin ve hekimin mağduriyet yaşamaması için, eğitim süresinde başka bir aile hekimliği birimine de emeği karşılanarak kayıtlı olması sağlanmalıdır.
  3. Hizmet içi eğitimlerin, planlaması, hazırlanması, programının oluşturulması ve uygulanması dönemlerinde TTB ve emek-meslek örgütlerinin görüş, önerileri alınmalı, kararlara katılım olanakları sağlanmalıdır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir